Gece Evi RPG TR
Gece Evi RPG TRye Hoşgeldin!
Gece Evi ve RPG Hayranıysan,burası senin yerin.
Üye ol,ailemize katıl.

Gece Evi RPG TR

Gece Evi
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kuzgunun Çığlığı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Pandora Monica Chase
Admin | 3.Sınıf Özel Çaylak | KK Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 251
Doğum tarihi : 04/05/93
Kayıt tarihi : 22/08/10
Yaş : 25
Nerden : Tulsa Oklahoma / Gece evi.

Gece Evi Rpg
Uyarı:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Bahşedilen Güç: Sonsuz

MesajKonu: Kuzgunun Çığlığı   Perş. Ağus. 26, 2010 5:23 pm

Hava soğuktu,ay ışığı karanlığı delip geçiyordu.

Yıldızlar ortalıkta gezinmiyor,meşhur ay dede bana gülümsemiyordu.Kafamı kaldırdım ve geceye baktım.Asildi gece.Kendimi her zaman gecede parlayan minicik bir yıldız olarak değerlendirirdim.Ve bunu hiçbirşey değiştiremeyecekti.Hayatımdaki stresten bir an olsun sıyrılmak istiyordum.Ah evet.Doğru tahmin!Erik'le tartışmıştık ve sinirim çok bozuktu.

Ben bunları düşünürken arkamdan gelen gölgenin farkına varmadım bile. Bir an seslerini duyar gibi oldum.Tüylerim diken diken oldu.Kimlerin mi? Alaycı Kuzgunlar'ın.Ah hadi amaaa,saçmalama dedim kendime.

Fakat şu bir gerçekti:Bir an önce buradan çekip gitmek istiyordum.Birşey farkettim.Seslerini gerçekten duymuştum,duyar gibi olmamıştım.Gittikçe korkuyordum,Erik'in ya da beni kurtaracak olan bir Süpermen'in burada olmasını istiyordum.
Ama lanet olsun ki şu duyguyu silip atamıyordum:Alaycı Kuzgunlar buradaydı.Gerçekten buradaydılar.
Sesleri gittikçe çoğaldı.Çevremin siyah gölgelerle çevrildiğini hissettim.Ve o sırada onun sesini duydum.
''PANDORA!''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Roxanne Michel Momsen
Admin | 3.Sınıf Özel Çaylak | Sanatçı
avatar

Mesaj Sayısı : 253
Doğum tarihi : 13/05/93
Kayıt tarihi : 22/08/10
Yaş : 25
Nerden : Tulsa/GeceEvi.

Gece Evi Rpg
Uyarı:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Bahşedilen Güç: Sonsuz

MesajKonu: Geri: Kuzgunun Çığlığı   Paz Ağus. 29, 2010 1:16 pm

Pandora'nın çevresi bir Alaycı kuzgun tarafından çevrilmişti ve ona yardım edebilecek tek kişi bendim.İnsanların beyinlerini durdurabilirdim çünkü bir zamanlar insandım,vampirlerin ve çaylakların zihinlerini durdurabilirdim çünkü ben bir çaylağım ve vampir olmama az kaldı. Ama Alaycı kuzgunlarla başa çıkmam çok zordu çünkü onlar yarı ölümsüzlerdi ve beyinlerini ele geçirmek o kadar zordu ki,kendime bile zarar verebilirdim.

Pandora'ya doğru koşarken ne yapacağımı düşünüyordum. Her ne pahasına olursa olsun onu kurtarmalıydım. Pandora'nın yanına geldiğimde kuzgunla gözgöze geldik. Gözleri bir insan gibi,duygulu bakıyorlardı ama kalbi karanlıkla çevrelenmişti. Onu sözle uyardım. "Özel gücümü bilmiyor olman imkansız. Çoğu kardeşini ben öldürdüm. Hemde ellerim bile değmeden! Anlıyor musun beni! Bizi rahat bırak,yoksa sende kardeşlerin gibi,ölürsün!" Son kelimeyi bastırarak söylemiştim. Ses tonum düşündüğümden daha sert ve kendine güvenli çıkmıştı. Kuzgunun beynine girdim,böylelikle yapacaklarından önceden haberim olacaktı. Bu sırada Pandora'nın elementleri çağırmaya başladığını gördüm ve ona, "Hayır Pandora. vBu kuzgun,elementleri rahatsız etmeye değmez. İşim iki saniye bile sürmeyecek,göreceksin. Korkma." dedim. slında söylediklerim bir bakıma yanlış,bir bakıma doğruydu. Elementleri rahatsız etmesine gerek yoktu,ama işim iki saniye sürmeyecekti. Pandora yavaşça arkama geçti ve elementlerin gücünü bana yoladı. Kuzgunla işim bittiğinde Pandora'ya teşekkür edecektim. Onun sayesinde olduğumdan daha güçlü hissediyordum. Ama gözlerimi kuzgundan alırsam bana saldıracaktı. Bunu biliyordum,çünkü o küçük beynini okuyabiliyordum. "Bunu sen istedin." dedim insansı gözlerine sertçe bakarak. Sonra tüm gücümü topladım. Kendi gücümü ve elementlerin gücünü birleştirerek,onun beynini durdurmaya çalıştım. Ne yapmaya çalıştığımı ilk başta anlayamamıştı,anladığı zaman ise çok geçti.Kanatlarını havada zor tutuyordu. En sonunda kanatlarını indirdi ve yere indi.

Beynini durdurmaya çalışırken bende başımı duvarlara vurmak istiyordum,çünkü beynini durdurabilmem için beyninin içinde olmam gerekiyordu ve bu da onun çektiği acıyı bana çektiriyordu. En sonunda beyninin durduğunu hissettim. Ya da durmamıştı,ama bir kaç dakikaya kendiliğinden duracaktı zaten. Tüm organları durmuştu çünkü. Beyninin çalışması gibi bir ihtimal yoktu. Onunla uğraşmayı bırakında yere yığıldım.

Uyandığımda revirdeydim. Pandora uyandığımı fark edince hemen yanıma geldi. "Ne oluyor Pandora?Neden revirdeyim?" diye sordum ona. Pandora "Hatırlamıyor musun yoksa ? Bu aptal arkadaşını kurtarmak için kendini öldürüyordun. Kuzgunu öldürdün benim için,Roxanne. Sonra da yere yığıldın.Bana her şeyi anlat. Neden yere yığıldın ?" dedi. Olanları hatırlayınca yüzümü buruşturdum ve konuşmaya başladım. "Sen beni hiç birini öldürürken görmemiştin değil mi ?" dedim. Evet der gibi kafasını salladı ve ben de devam ettim. "Şimdiye kadar hiç bir çaylağı ya da vampiri öldürmedim,ama bunu denemesem bile bir kuzgunu öldürmekten daha kolay olacağından eminim. Çünkü ben bir çaylağım ve yakında bir vampir olacağım. Ama asla bir kuzgun olmadım,bu yüzden beyinlerinin nasıl çalıştığını bilmiyorum ve zaten onlar yarı ölümsüzler. Bu beni en çok zorlayan şey oldu. Ama aynı zamanda yere yığılmamın asıl nedebi,birini öldürmeye çalışırken onun beynine girmeliyim,bu yüzden onun çektiği acıyı çekiyorum. Bugünde kuzgunun acısı yüzünden bu hale geldim. " Pandora'nın gözleri doldu. "Teşekkürler Roxanne. Sen olmasaydın belkide burada,durumu çok daha kötü bir şekilde yatan kişi ben olacaktım." Benimde gözlerimin dolduğunu hissediyordum. Yattığım yerden zorlukla kalktım,her yanım acıyordu. "Pandora,senin için ölmeye bile hazırım derken ne hakkında konuştuğumu sanıyordun ? Bunu her zaman yaparım,çünkü sen olmzsan ben yokum zaten." dedim,yanaklarım ıslanmıştı. Havalı ve sinir bozucu halime bürünüp "Şimdi ağlamayı kes. Ağlamayı sevmediğimi biliyorsun ve beni de ağlatıyorsun. Hem ben bu rimeli ağlayınca aksın diye sürmedim,değil mi?" dedim. Pandora gözyaşları arasında gülümsedi ve bana sarıldı. O olmasaydı dünya benim için bir hiç olabilirdi. Sarılmasına karşılık verdim ve o an dostluğumuzun hiç bitmemesini diledim.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://geceevirpgtr.yetkinforum.com
Pandora Monica Chase
Admin | 3.Sınıf Özel Çaylak | KK Lideri
avatar

Mesaj Sayısı : 251
Doğum tarihi : 04/05/93
Kayıt tarihi : 22/08/10
Yaş : 25
Nerden : Tulsa Oklahoma / Gece evi.

Gece Evi Rpg
Uyarı:
Rpg Puanı:
100/100  (100/100)
Bahşedilen Güç: Sonsuz

MesajKonu: Geri: Kuzgunun Çığlığı   Paz Eyl. 05, 2010 11:58 am

Yanımda olduğu için o kadar mutluydum ki.Umarım dostluğumuz böyle devam eder diye düşündüm ve Nyx'e yalvardım.Lütfen.Lütfen o hep yanımda olsun Tanrıça'm.
Birkaç dakika sessiz oldu ortam.Birbirimize bakıp gülümsedik.Biz ikiz gibiydik.Ayrılmaz ikizler.

Roxanne'in yüzü bir anda gerildi.Birşey söylemek için ağzını açtı.Fakat o anda Erik ile Nate içeri girdi ve Roxanne sözünü tamamlayamadı.Nate Roxanne'in yanına koştu.Roxanne şu anda acı çekmese bile onun endişe dolu yüzünü gördüğünde acı çektiği kesindi.Erik yanıma oturdu ve elimi sıkıca tuttu.Karnımda kelebekler uçuşuyordu.Yüzümün ısındığını hissettim.Onun yanında hiç olmadığım kadar rahat hissediyordum kendimi.
O sırada rahibe içeri girdi.''Öhöm!'' Ops.Bizi daha kötü bir durumda da görebilirdi.Öpüşürken,yüzümüzü tutarken falan.Aaah!Ne diyordum ben!Kafayı yemiş olmalıydım.Süreklipozitifolmayaçalışan Polyanna modunu bırakmalı ve olayın ciddiyetini anlamalıydım.Kendimi bir çocuk gibi hissediyordum.''Roxanne.Yüksek Rahibe Lillian sizi çağırıyor.Derhal.''Dudağını ısırdı.Bu bizim işaretlerimizden biriydi.Buna emindim.Roxanne'in yardıma ihtiyacı vardı ve bunun demin söylemeye çalıştığı fakat bir türlü söyleyemediği şeyle alakası olduğuna emindim.

Macera yeni mi başlıyordu yoksa? Ah,boşversene.Vampirlerin hayatı macera demek değil midir zaten!?


_________________





Pandora Monica Chase !



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kuzgunun Çığlığı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gece Evi RPG TR :: Gece Evi :: Doğu Duvarı-
Buraya geçin: